Ege ve Doğu Akdeniz’de sular yeniden ısınıyor! Yunanistan’ın, Avrupa Birliği’nin Deniz Mekânsal Planlama (DMP) Platformu aracılığıyla Türkiye'nin deniz yetki alanlarını ihlal eden bir haritayı platforma ekletmeye çalışması Ankara’nın sert tepkisini çekti. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, bu adımı “gayrihukuki oldu bitti” olarak nitelendirdi ve Türkiye'nin bu girişimi tanımayacağını güçlü ifadelerle vurguladı. Gerginlik, Yunanistan’ın sözde MEB sınırlarını AB nezdinde meşrulaştırma çabası olarak değerlendirilirken, bu gelişme Türkiye–Yunanistan hattındaki deniz yetki alanı krizini yeniden alevlendirdi.
Türkiye'den AB Üzerinden Girişime Sert Yanıt
Yunanistan’ın, Avrupa Komisyonu’nun DMP internet platformunda Ege ve Doğu Akdeniz bölgelerine ait deniz alanlarını yetkili Yunan makamlarının verileriyle güncellemesi, Türkiye tarafından doğrudan reddedildi. Öncü Keçeli, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye'nin 16 Nisan 2025’te ulusal DMP'sini ilan ettiğini, 12 Haziran'da da bu belgeyi UNESCO Hükümetlerarası Oşinografi Komisyonu’na bildirdiğini hatırlattı. Ancak Yunanistan’ın bu platformu “araçsallaştırarak” sözde MEB sınırlarını uluslararası meşruiyet kazandırma çabası içinde olduğunu söyledi. "Meşru Gibi Gösteremezler!" Türkiye'nin Pozisyonu Net
Keçeli, açıklamasında şu net mesajı verdi: “Yunanistan, Doğu Akdeniz’de resmi olarak ilan etmediği sözde MEB’ini, DMP platformundaki harita üzerinden kabul ettirmeye çalışıyor. Ancak bu adım, uluslararası hukuka aykırıdır ve Türkiye tarafından tanınması söz konusu bile olamaz.” Keçeli ayrıca, Türkiye'nin 18 Mart 2020’de Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığına ilişkin sınırlarını BM’ye bildirdiğini, Yunanistan’ın ise bu sınırlar içinde gayrimeşru iddialarla hareket ettiğini belirtti. Harita Gölgesinde Jeopolitik Hamleler: “Deniz Parkı” Restleşmesi
Bu harita krizi aslında yeni bir gerilimin uzantısı. Geçtiğimiz yaz, Yunanistan’ın İyon ve Ege Denizi’nde iki yeni “deniz parkı” ilan etmesi, Türkiye’nin diplomatik tepkisine yol açmıştı. Ankara, bu adımı “hukuki sonuç doğurmayan tek taraflı bir eylem” olarak nitelendirerek karşılık vermişti. Bunun üzerine Türkiye, Gökçeada açıkları ve Fethiye–Kaş–Finike hattında iki yeni Deniz Koruma Alanı (DKA) oluşturduğunu açıklamıştı. Böylece hem ekolojik denge hem de egemenlik hakları üzerinden diplomatik bir karşı hamle yapılmıştı. Yunanistan’ın AB Oyunu Ne Anlama Geliyor?
Uzmanlara göre, Yunanistan’ın Avrupa Birliği platformunu kullanarak sözde MEB sınırlarını “fiili durum” haline getirme çabası, bölgesel dengeleri değiştirme girişimidir. Ancak Türkiye’nin BM’ye kayıtlı deniz yetki alanları ve bu konudaki kararlı tutumu, bu çabanın hukuki zeminde geçersiz kalmasını sağlıyor. AB platformunda görünen bir harita, egemenlik devri ya da uluslararası tanıma anlamına gelmediği için, Türkiye’nin diplomatik ve stratejik üstünlüğü sürüyor. Ancak bu tür adımlar, iki ülke arasındaki müzakereleri zora sokabileceği gibi bölgesel tansiyonu da artırabilir. Türkiye'den Net Mesaj: "Kabul Etmeyeceğiz, Takipteyiz"
Dışişleri yetkilileri, bu tarz oldu bittilere izin verilmeyeceğini ve süreçlerin tümüyle uluslararası hukuk temelinde yürütülmesi gerektiğini belirtiyor. Türkiye, ulusal deniz planlamasını resmi yollarla bildirmiş ve kayıt altına almış durumda. Bu nedenle Yunanistan’ın tek taraflı girişimleri ne BM ne de uluslararası platformlar nezdinde geçerlilik taşıyor. Bu gelişme, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Ege’de egemenlik haklarından asla taviz vermeyeceğini bir kez daha ortaya koydu. Harita krizinin diplomatik boyutlarının önümüzdeki günlerde daha da derinleşmesi bekleniyor.