ABD Başkanı Donald Trump, dünya gündemine bomba gibi düşen Venezuela operasyonunun ardından ilk kez kameraların karşısına geçti. Operasyon sonucu Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun yakalandığını açıklayan Trump, ülke yönetiminin Delcy Rodriguez’e devredildiğini duyurdu. Ancak Trump’ın en çok ses getiren açıklaması, Rodriguez için söylediği “Bize ne istersek yapmaya hazır olduğunu söyledi” ifadesi oldu.
Caracas’tan Washington’a Uzanan Operasyon
Venezuela’nın başkenti Caracas’ta yerel saatle 02.00 sularında duyulan patlama ve jet sesleri, geniş çaplı bir askeri operasyonun ilk işaretiydi. ABD yönetimi tarafından planlanan ve uygulamaya konulan saldırıda, Maduro ile eşi Cilia Flores ülke dışına çıkarıldı. Operasyonun hemen ardından ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, Maduro’ya uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı ve ağır silah bulundurma gibi ciddi suçlamalar yöneltildiğini açıkladı. Delcy Rodriguez, Geçici Lider Olarak Göreve Geldi
Trump, operasyondan sonra yaptığı açıklamada, Venezuela’nın geçici liderinin Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez olduğunu duyurdu. Rodriguez’in yönetime geçiş sürecinde ABD ile yakın temasta olduğunu belirten Trump, Rodriguez’in kendilerine her konuda iş birliği vaadinde bulunduğunu iddia etti. “Rodriguez bize gerekli olan her şeyi sağlayacağını, ne istersek yapmaya hazır olduğunu söyledi” diyen Trump, ülkenin geçici olarak ABD denetiminde olacağını da sözlerine ekledi. Bu süreçte Amerikan petrol şirketlerinin ülkeye girerek zarar görmüş rafineri ve enerji altyapısını onaracağı bildirildi. “Geçiş Süreci Bitene Kadar Venezuela Bizim Kontrolümüzde Olacak”
Donald Trump’ın açıklamaları arasında en çok dikkat çeken detay, Venezuela’nın fiilen ABD yönetimi altında olacağına dair sözleriydi. Trump, düzgün ve güvenilir bir geçiş süreci tamamlanana dek Venezuela'nın ABD denetiminde olacağını belirtti. Petrol zengini ülkede Amerikan şirketlerinin faaliyetlerine yeniden başlayacağını açıklayan Trump, “Yıkılmış altyapıyı biz yeniden ayağa kaldıracağız. Venezuela halkı bunu hak ediyor” ifadelerini kullandı. María Corina Machado'ya Kapılar Kapandı
Trump’a yöneltilen sorulardan biri de Venezuela muhalefetinin güçlü isimlerinden biri olan ve 2025 Nobel Barış Ödülü’nü kazanan María Corina Machado hakkındaydı. Ancak Trump, bu konuda net bir tavır alarak, “Onun lider olması çok zor. Kendisini iyi bir insan olarak görüyorum ancak ülke içinde saygı görmüyor” dedi. Bu açıklama, Venezuela muhalefeti açısından beklenmedik bir mesaj olarak yorumlandı. ABD’nin, geçiş sürecinde María Corina Machado’yu desteklemeyeceği yönündeki işaretler, ülkedeki siyasi denklemi yeniden şekillendirebilir. Uluslararası Toplum İkiye Bölündü
ABD’nin Venezuela’ya yönelik müdahalesi dünya kamuoyunu ikiye böldü. Venezuela yönetimi, ABD’yi uluslararası hukuk kurallarını ihlal etmekle suçlayarak dünya ülkelerini bu müdahaleyi kınamaya çağırdı. Bazı ülkeler Venezuela’nın çağrısına olumlu yanıt verirken, bazı devletler ise ABD’nin operasyonunu desteklediklerini açıkladı. Bu gelişmeler, Venezuela’daki geçici yönetimin ne kadar bağımsız olacağı konusunda soru işaretlerine neden olurken, Trump’ın Rodriguez hakkında yaptığı açıklamalar da ciddi bir politik gerilim yarattı. Yeni Bir Latin Amerika Dönemi Mi Başlıyor?
Trump’ın açıklamaları ve Venezuela’da yaşanan gelişmeler, Latin Amerika’da yeni bir dönemin habercisi olabilir. ABD’nin açık müdahalesiyle şekillenen bu süreç, sadece Venezuela’yı değil, bölgedeki diğer ülkeleri de etkileyebilir. Trump’ın “ne istersek yapmaya hazır” ifadesi, bazı çevreler tarafından “bağımsızlık zedeleniyor” şeklinde yorumlandı. Delcy Rodriguez’in ABD’ye ne düzeyde taviz verdiği ya da bu sözlerin ne kadarının gerçeği yansıttığı şu an için belirsizliğini koruyor. Ancak şurası kesin ki, Venezuela’daki güç dengesi tamamen değişmiş durumda.