06 Mayıs 2026, Çarşamba
İstanbul
Açık
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
İst Haberler | Dünya | ABD ve İran İslamabad’da anlaştı mı? Gizli Diplomasi Trafiği İfşa Oldu: ABD ve İran Heyetleri O Şehirde Randevulaştı!

ABD ve İran İslamabad’da anlaştı mı? Gizli Diplomasi Trafiği İfşa Oldu: ABD ve İran Heyetleri O Şehirde Randevulaştı!

ABD ve İran İslamabad’da anlaştı mı? Gizli Diplomasi Trafiği İfşa Oldu: ABD ve İran Heyetleri O Şehirde Randevulaştı!
Okunma Süresi: 3 dk
Ortadoğu ve küresel siyasetin en hassas noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı, ABD ve İran arasındaki gerilimin son adresi oldu. Geçtiğimiz günlerde Pakistan'ın başkenti İslamabad’da gerçekleştirilen diplomatik temaslardan somut bir sonuç çıkmaması, sahada yankılarını hemen gösterdi. Washington yönetimi, diplomasi trafiğinin tıkanmasının ardından radikal bir karar alarak Hürmüz Boğazı’nı ablukaya aldığını duyurdu. Bu hamle, uluslararası arenada "ikinci bir enerji krizi kapıda mı?" sorusunu akıllara getirdi. Beyaz Saray kaynaklarından sızan bilgilere göre, daha önce iki haftalık bir süre için mutabık kalınan ateşkesin İran tarafından ihlal edildiği iddia ediliyor. Washington, bu ihlalin kabul edilemez olduğunu belirterek, dünya petrol trafiğinin yaklaşık üçte birinin geçtiği kritik boğazda kontrolü sıkılaştırdı. Bölgeden gelen ilk bilgiler, ABD donanmasına ait unsurların geçiş güzergahlarında denetimleri en üst seviyeye çıkardığı yönünde.

İslamabad Yeniden Diplomasi Trafiğinin Merkezi Oluyor

Sahada askeri hareketlilik artarken, arka kapı diplomasisinde de hareketli saatler yaşanıyor. Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın yarattığı şok dalgası henüz dinmemişken, tarafların bu hafta içinde yeniden masaya oturacağı haberi kulislere bomba gibi düştü. Dört farklı üst düzey diplomatik kaynağın doğruladığı bilgilere göre, ABD ve İran heyetleri İslamabad’da yarım kalan pazarlıkları tamamlamak için bir araya gelecek. Görüşmelerin bu denli hızlı bir şekilde yeniden planlanması, bölgedeki aktörlerin topyekun bir çatışmadan kaçınmak istediğinin en net göstergesi olarak yorumlanıyor. Ancak İslamabad’daki masanın bu kez çok daha çetin pazarlıklara sahne olacağı kesin. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki kısıtlamaların kalkması için İran tarafının nasıl bir taviz vereceği merak konusu.

Türkiye Arabulucu Olarak Devreye Girdiği İddiası

Diplomatik kulislerde en çok konuşulan konulardan biri de Türkiye’nin bu süreçteki rolü. İddialara göre, Ankara hem Washington hem de Tahran nezdinde yürüttüğü temaslarla krizin daha fazla derinleşmemesi için yoğun çaba sarf ediyor. Türkiye’nin, tarafları yeniden İslamabad’daki müzakere masasına dönmeye ikna eden kilit aktörlerden biri olduğu belirtiliyor. Resmi makamlar tarafından henüz teyit edilmese de Türkiye’nin bölgedeki dengeleyici gücü, krizin aşılmasında "garantör" formülü üzerinde durulmasına neden oluyor. Bölgesel istikrarın korunması adına atılacak bu adımın, özellikle kalıcı bir ateşkesin sağlanması ve nükleer programla ilgili tıkanıklıkların aşılmasında belirleyici olması bekleniyor.

Nükleer Program ve Bölgesel Güvenlik Masada

Yeniden kurulacak olan müzakere masasının gündemi oldukça kabarık. Görüşmelerde öncelikli madde, bozulan ateşkesin yeniden tesisi ve kalıcı hale getirilmesi olacak. Ancak asıl düğümün, İran’ın nükleer programı ve karşılıklı uygulanan ekonomik yaptırımlar noktasında çözülmesi bekleniyor. Washington, "güvenlik garantileri" verilmeden ablukanın tamamen kaldırılmasına sıcak bakmıyor. İran tarafı ise ekonomik nefes alanlarının açılması ve Hürmüz Boğazı üzerindeki baskının sonlandırılması şartını masaya getiriyor. Bölgesel güvenlik başlığı altında ise vekil güçlerin faaliyetleri ve Basra Körfezi’ndeki seyrüsefer serbestliği gibi teknik ama hayati konular yer alıyor. Uzmanlar, İslamabad’dan çıkacak kararın sadece iki ülkeyi değil, tüm dünya piyasalarını doğrudan etkileyeceğini vurguluyor.
Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız