İran’da başlayan ekonomik temelli halk hareketi 15. gününde hız kesmeden devam ederken, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin “her şey kontrol altında” açıklaması hem ülke içinde hem uluslararası kamuoyunda tepkilere yol açtı. Can kayıplarının yüzlerle ifade edildiği, gözaltıların on bini aştığı gösteriler sürerken, Arakçi’nin “normalleşme” mesajları gerçeklerle örtüşmeyince tepkiler çığ gibi büyüdü.
Sokaklar susturulamıyor, gösteriler 15 gündür sürüyor
28 Aralık 2025’te Tahran’da yerel para biriminin değer kaybı ve artan ekonomik kriz nedeniyle başlayan protestolar, kısa sürede ülke geneline yayıldı. Özellikle genç nüfus ve esnafın yoğun katılım gösterdiği eylemler, birçok kentte sert müdahalelerle bastırılmaya çalışıldı. Ancak gösteriler büyüyerek 15. gününe ulaştı ve halen devam ediyor.
İranlı yetkililer, olayların bastırıldığını savunsa da sokaklardan gelen görüntüler, özellikle sosyal medya üzerinden servis edilen videolar, ülke genelinde tansiyonun yüksek olduğunu açıkça gösteriyor.
HRANA: Ölü sayısı 538’e ulaştı, 10 bini aşkın gözaltı var
İran merkezli insan hakları örgütü HRANA’nın aktardığı verilere göre, eylemlerde bugüne kadar en az 538 kişi hayatını kaybetti. Bunların 490’ı sivil, 48’i güvenlik görevlisi. Ayrıca 10 bin 600’dan fazla kişi gözaltına alındı, binlercesi yaralandı. Yaralıların arasında güvenlik güçleri ve sağlık çalışanları da bulunuyor.
Ancak İran yönetimi, şimdiye kadar hiçbir resmi ölü ya da yaralı sayısı açıklamadı. Uluslararası haber ajansları, verilerin bağımsız kaynaklarca doğrulanamadığını belirtse de ülke içinden sızan görüntüler ve tanıklıklar, baskının boyutunu gözler önüne seriyor.
Abbas Arakçi: “İran’da durum tamamen kontrol altında”
Tüm bu gelişmelere rağmen İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi bugün kameraların karşısına geçti ve yaptığı açıklamada, ülke genelindeki olayların sona erdiğini, hükümetin tüm süreci kontrol ettiğini söyledi. Ancak bu açıklamalar kamuoyunda “gerçek dışı” ve “algı yönetimi” olarak değerlendirildi. Arakçi, iddiasını destekleyecek hiçbir somut veri sunmadı.
Ayrıca açıklamasında ABD Başkanı Donald Trump’ın protestolarla ilgili açıklamalarına da değinen Arakçi, “Bu tür müdahale tehditleri olayları kanlı bir hale getiriyor. İran diyaloğa da açık, savaşa da” ifadelerini kullandı.
“İnterneti açacağız” dedi, ama kısıtlama hâlâ devam ediyor
İran’daki protestolar sırasında internet erişimi neredeyse tamamen engellendi. Halk, dış dünya ile bağını kaybetti, haber alma özgürlüğü kısıtlandı. Arakçi, yaptığı son açıklamada, internet erişiminin güvenlik birimleriyle koordineli bir şekilde yeniden sağlanacağını duyurdu. Ancak ülkeden gelen bilgiler, hâlâ birçok bölgede bağlantıların kapalı olduğunu gösteriyor.
“Kontrol altında” mesajı halkı ikna edemedi
Sosyal medyada Arakçi’nin açıklamaları kısa sürede gündem olurken, kullanıcılar “kontrol altında olan tek şey sansür”, “sokağa çıkıp görsün” gibi yorumlarla tepki gösterdi. İranlı yetkililerin protestoları “bitmiş” gibi göstermeye çalışması, uluslararası medya kuruluşları tarafından da gerçek dışı bir strateji olarak değerlendiriliyor.
Ekonomik kriz derinleşiyor, halk sokaktan çekilmiyor
Protestoların çıkış noktası olan ekonomik sorunlar ise hâlâ çözülebilmiş değil. Döviz kurlarındaki sert artış, maaşların erimesi, işsizlik oranlarının yükselmesi ve fiyatlardaki ciddi artışlar, halkın öfkesini körüklemeye devam ediyor. “Ekmek, özgürlük, adalet” sloganlarıyla sokağa çıkan İranlılar, yalnızca ekonomik taleplerle değil, aynı zamanda ifade özgürlüğü ve insan hakları adına da meydanlarda seslerini yükseltiyor.
